Fenerbahçe, Beşiktaş derbisinin galibi olarak Akhisar deplasmanına çıktı. Her Fenerbahçeli sahada arzulu ve istekli bir takımı beklerken, ne yazik ki buna cevap verebilecek herhangi bir oyun anlayışına sahip değildi. Fenerbahçe hemen oyunun başında baskılı oynar gibi gözükmesine rağmen her ne hikmetse gol pozisyonu üretimi için hücumda çoğalamadı. Akhisar ise sağlı sollu kanat ortalarıyla gol beklentilerine girdi.
Fenerbahçe orta sahada hücuma destek vermezken nasıl gol üretiminde bekleneni verecekti? İlk yarıda her iki takım da rakip kalecileri zorlayacak herhangi bir görüntü sergileyemedi. İkinci yarı ise Akhisar takım halinde Fenerbahçe’nin üzerine gelirken, Kanarya takım olarak hala oyunun nasıl bir şekilde noktalanacağının farkında değildi. Bir Mehmet Topal’a bakıyorum, enlemesine oyun isteği içinde. Bir de geriye oynama isteği devam ettiği süre Fenerbahçe asla hücum ağırlıklı görüntü veremez. Sanki mübarek takımın el freni gibi. Zaman zaman Ozan da aynı futbol anlayışı içine girince Fenerbahçe beklenen hücum üstünlüğünü asla sağlayamazdı. F.Bahçe takım olarak o kadar vurdum duymazdı ki, kimin ne yaptığı belirsizdi. Akhisar, Fener savunmasının arasına atılan bir topu Onur’la gole çevirerek öne geçti.
Fener hala takım olarak kaybettiğinin farkında değildi. Sanki jübile maçına çıkmışcasına umursamaz görüntüler sergilediler. Akhisar ikinci gole yaklaşırken, Serginho mutlak gol pozisyonu buldu. Kameni ile karşı karşıya kalmasına rağmen golü kaçıran oldu. Kameni’nin kurtarışını da asla es geçmem. Asıl es geçtiğim ise Aykut’un Fenerbahçe’si bu değil. Fenerbahçe de asla bu değil.