Cumhuriyetin kurucu partisi olan CHP, bugünlerde pusulasını tamamen şaşırmış durumda; rotasını halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek, ayrıştıracak tarihi yanlışlar yapıyor.
Siyasi partilerin farklı düşünce ve proje teklifleri ile birbirinden ayrı reçetelere sahip olmaları normal bir şey aslında, hatta demokrasinin özüyle, doğasıyla ilgili bir şey. Dolayısıyla siyasi partilerin birbirlerini eleştirmeleri, birbirlerine karşıtlıkları da normal bir durumdur. Lakin CHP, AK Parti karşıtlığı ile başladığı yürüyüşünü Erdoğan karşıtlığından sonra, devlet ve millet karşıtlığına da taşımakta... Halkı ve iş güç sahiplerini (esnafından, iş insanına kadar) kin duygularıyla ayrıştırması, işaretlemesi, boykot listeleri çıkartması mesela; tam bir felaket!
Ne demek kitapçıların, kafelerin, üreticilerin, esnafın, markaların, medyaların, sanatçıların hedef gösterilmesi? Buralardan alışveriş yapanların lanetlenmesi, ne demek? Toplum içinde bir kesimin bir siyasi parti tarafından işaretlenerek boykotlanması ne demek? Siyasi parti için "fatal error" onulmaz bir çöküş anlamındaki bu tavır, demokrasinin ve siyasetin de bitirilmesi anlamında. CHP, artık siyaset yapmıyor, demokrasi, millete karşı sorumluluk gibi bir siyasi partide bulunması gereken temel ilkeleri elinin tersiyle kenara itmiş durumda...
CHP siyaset yapmıyor, toplumu andıçlıyor!
Ya CHP genel başkanının BBC'ye verdiği demece ne demeli? Sosyal medyada: "CHP lideri Özgür Özel, BBC'ye açıklama yaptı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer'e adeta yalvardı." "Terk edilmişlik hissediyoruz. Bu nasıl dostluk? dedi" cümleleriyle yer alıyor. Bu cümleler, birer utanç heykeli gibi, CHP'nin başına dikilmiş durumda. Özgür Özel bey, bu cümleleriyle hatırlanacak hayatı boyunca! Milli bağımsızlığa hemen her fırsatta vurgu yapan bir partinin, bağımsızlık derken aslında "takıyye" yaptığı, aslında "İngiliz muhibbi' olduğunun apaçık delili... Kısacası mevcut idareciler CHP'yi "komprador parti' ilan ettiler!
Anlayacağınız CHP içler acısı bir halde... Kuruluş ilkelerine olduğu kadar, anayasal ilkelere de ne yazık ki ihanet eder halde. Üstelik ne için? Sağ görüşten gelen, CHP ile ilgisi dahi olmayan, eskiden beri şaibeli işleriyle namlı, hasbelkader başkan olarak seçildiği il olan İstanbul'a zerre hayrı dokunmamış bir politik figür için çiğniyor CHP tüm ilkelerini ve teamülleri...
Aslına bakarsanız; halka sopayla, dipçikle nizam vermeye çalışan bir başlangıçla çok da uyumsuz değil bugünkü halleri. Şimdi de "modern bulmadıkları', "uygun görmedikleri', "yakıştıramadıkları', "geri gördükleri', "canlarını sıkan', "morallerini bozan' kesimlere ders vermeye niyetliler. İş; AK Parti ve Erdoğan karşıtlığından çoktan çıktı, şimdi bir halk karşıtlığı ile karşı karşıyayız.
CHP bir sabah mahalleleri, sokakları da tek tek listeler ve düşmanlaştırır mı diye endişe içimdeyim şahsen. Nedir bu? Halkı kin ve düşmanlığa tahrikten başka nedir bu yaptıkları? CHP son yaptıklarıyla sosyal barışı imha ediyor resmen!
Bugün için alışveriş boykotu ilan ettiler. Bu boykota uymayanlara ne yapacaklar mesela? Yollarımızı kesip dövecekler mi? Evladına ilaç alması, süt ve ekmek getirmesi gereken anne-babalar ne yapacak? Hastası olan, ölüsü-yası olan, düğünü, pazarı olan ne yapacak? Ya esnaf, onlar ne yapacak? Bu nasıl bir düşüncesizlik? Bu nasıl çıkışız bir nihilizm?
Ünlü Yunan iktisatçı Varaoufakis bile; Fransa'da ana muhalefetin başını çeken ünlü politikacı Le Pen'in yolsuzluk sebebiyle aldığı ceza dolayısıyla cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılamayışını ayakta alkışlayanların, Türkiye'de yaptığı yolsuzluklar sebebiyle ceza alan İmamoğlu'nun durumuna itiraz etmelerini "çifte standart' olarak niteledi...
Ama bizde Batıya karasevdayla tutkun bir kesim var; Fransa'da olduğu zaman ayakta alkışlar, kendi ülkesine kördür, kendi milletine yabancı, kendi halkına hor, aynısı kendi devletinde vuku bulduğunda bunu zillet sayar, sırtını döner...
CHP, Türkiye'deki hoşgörüye, tahammüle dayalı çeşitliliği yok etmek azminde koşar adım ilerliyor. Kaygım politik değil, toplumun sert şekilde birbirinden ayrıştırılması, kutuplaştırılması... CHP ateşle oynuyor.