TBMM Başkanı Kurtulmuş, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Özbekistan'ın Hive şehrinde İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) tarafından düzenlenen "Türk Dünyasının Yükselen Yıldızı Olarak Gençlik: Ortak Mirasımız, Ortak Geleceğimiz" temalı konferansta katılımcılara hitap etti.
Harezm medeniyetinin merkezi, 3000 yıllık büyük tarihi bugün de yaşayan Hive'de gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, toplantının ev sahipliğini üstlenen ICYF'ye ve Özbekistan Gençlik Politikası ve Spor Bakanlığı yetkililerine teşekkür etti.
Tarihin önemli dönüm noktalarından birisinin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, özellikle son on yıllar içerisinde dünyada ortaya çıkan gelişmelerin, Türk dünyasını topyekun yükselen bir yıldız olarak ortaya koyduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Türk dünyası, Orta Asya'dan Anadolu'ya, oradan Balkanlara ve Avrupa'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada, dünyanın tam orta yerinde, bütün fiziki, fikri ve coğrafi farklılıkların denge noktasında, 300 milyona varan nüfusuyla dünyanın yükselen bir yıldızdır. Türk dünyası, doğu-batı, kuzey-güney arasındaki bütün gerilimlerden uzak, yeni bir barış aksını oluşturabilecek önemli bir potansiyele sahiptir. Hem insan gücü potansiyeli hem yeraltı, yer üstü kaynakları itibarıyla hem de önüne koymuş olduğu hedefleriyle Türk dünyası, bugün dünya siyasetinde, hele hele çok merkezli bir dünyanın oluşacağı günümüz şartları içerisinde yükselen yıldızlardan birisi olacaktır. Hiç şüphesiz Türk dünyasını daha ileriye götürebilecek ve bu çerçevede umutlarımızı arttıracak olan da sizler gibi Türk dünyasının bilgili, bilinçli ve özgüveni yüksek gençleridir. Bu anlamda gençlerin ortaya koyacağı vizyon, aslında sadece Türk dünyasının gelişmesi ve kalkınması değil, dünyanın da daha barışçıl, daha insani bir yer olması için fevkalade önemli bir fırsatı önümüze getiriyor."
Gençlere, önlerindeki hedefler konusunda başarılar dileyen Kurtulmuş, "İnşallah her biriniz, hangi sahada eğitim alıyorsanız, o sahanın yıldızı olacaksınız ve ülkenizi, Türk dünyasını ve insanlığı ileriye taşıyacaksınız." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in öncülüğünde Türkiye ve Özbekistan'ın hükümetler ve devlet olarak tam manasıyla bir işbirliği içerisinde olduğunu, halklarının da kardeş ve dost iki ülke olarak ileriye doğru umutla yol aldığını belirten Kurtulmuş, "Son yıllarda geliştirdiğimiz, özellikle Türk Devletleri Teşkilatı ve onun parlamenter yansıması olan TÜRKPA, Türk dünyasının yükselen yıldızlarıdır. Aynı şekilde İslam İşbirliği Gençlik Forumunun, Türk dünyasının farklı yerlerinde gerçekleştirdiği faaliyetler de Türk dünyasının uyanması, yükselmesi ve gelişmesine vesile olacak önemli çalışmalardır. Bütün bu çalışmaları inşallah daha güçlü bir şekilde sürdürme kararlılığımızı, özellikle Türkiye ve Özbekistan arasındaki bu fevkalade mükemmel ilişkileri bir kere daha teyit ettiğimizi bu kürsüden ifade etmek istiyorum." şeklinde konuştu.
Gelecek dönemde işbirliğini artırmak için önemli alanların da bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, bunlardan ilkinin "kimlik ve miras" konusu olduğunu söyledi.
Bir ülkenin, bir milletin en önemli değerinin, sahip olduğu kültürel mirası ve bu miras üzerinde yükselttiği milli kimliği olduğunu belirten Kurtulmuş, Türk devletlerinin milli kimliklerini, kültürel mirasları üzerinde yükseltmeye başladıklarını görmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.
"Bir millet sahip olduğu mirası unutursa geleceğine yürümesi mümkün değildir." diyen Kurtulmuş, gençlerden, kültürel mirasa ve milli kimliğe sahip çıkmalarını beklediklerini söyledi.
Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"En büyük gücümüz geçmişimizdir, kültürel mirasımızdır. Bu mirasımıza sahip çıkacağız, bunu kendi kimliğimiz haline getireceğiz. Türk dünyası olarak, bütün bu Türk coğrafyalarındaki ortak kültürel kimliğimizin aslında birbirinin tamamlayıcısı, devamı olduğunu bilerek, buna göre hareket edeceğiz. Her ne kadar sınırları birbirinden ayrılmış olsa da Türkistan coğrafyasındaki büyük tarihi birikimimizin, mirasımızın aslında birbirinin devamı, birbirinin tamamlayıcısı, birbirinin yardımcısı olduğunu biliyoruz. Kazakistan'daki Ahmet Yesevi ile Hive'deki Yusuf Hemedani'yi birbirinden ayıracak hiçbir sınır yoktur. Kırgızistan'daki kültürel mirasımızla Özbekistan'daki kültürel mirasımızı, Tacikistan'daki kültürel mirasımızı birbirinden ayıracak hiçbir mesafe yoktur. Aynı şekilde Orta Asya'daki, Türkistan bölgesindeki mirasımızı, Anadolu'daki mirasımızdan ayıracak hiçbir mesafe söz konusu değildir. Bunu ortadan kaldıracak ve bu çerçevede bu geniş coğrafyanın ortak kimliğini, ortak mirasını inşallah çok daha güçlü bir şekilde ileriye taşıyacağız."
Türk dünyasında son dönemde yapılan çalışmaların da takdirle izlendiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Türk dünyasının ortak bir alfabeye kavuşması ve hemen arkasından Türk dünyasının ortak bir tarihe kavuşması en önemli beklentilerimizden birisidir. Böylece 300 milyon, hep beraber aynı kimliğin bir parçası, aynı ortak mirasın bir temsilcisi olacağız." dedi.
Bilim ve teknolojinin üzerinde durulması gereken önemli alanlardan olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Nasıl geçmişte büyük medeniyetlerimizin temelinde bilim ve teknoloji varsa, bilim ve teknolojide yükseldikçe toplumsal olarak yükseldiysek, bugün de bilim ve teknolojiyi önümüze önemli bir rehber olarak almak zorundayız. Bu çerçevede Türk dünyasındaki gelişmelerin ümit verici ancak yeterli olmadığı kanaatindeyim. Bilim, aslında önemli bir yarışta, özellikle yüksek teknolojilerle birlikte çok önemli fırsatlar ortaya koyuyor. Yüksek teknolojilerin ortaya koymuş olduğu yeni alanlar, aslında teknoloji yarışında önde olanlarla geriden gelenler arasındaki mesafeyi de kısaltıyor. Bu çerçevede özellikle yüksek teknoloji alanında yapılacak atılımların ülkelerimizin daha ileriye gitmesi için çok büyük bir fırsat olduğunu ifade etmek isterim. Her birinizin özellikle bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri hem yakından takip etmeniz hem de bu gelişmelere öncülük yapmamız milletinizin beklediği önemli hususiyetlerdir."
Türkiye'de son yıllarda yaşanan teknoloji alanındaki gelişmeleri de aktaran Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin yüksek teknolojilerdeki atılımının, özellikle milli savunma sanayindeki atılımının, dünyadaki savunma doktrinlerini değiştirebilecek önemli gelişmelere imza atmış olmasının aslında bilim ve teknolojiye verdiğimiz önemin bir sonucu, bir yansımasıdır. İstendiği zaman sonuç alınabileceğini, Türkiye özellikle son yıllarda milli savunma sanayinde uluslararası alandaki başarılarıyla ortaya koymuş, ispatlamıştır. Türkiye'nin bilim ve teknolojideki önemli başarısı, aslında 300 milyonluk Türk dünyası için de en azından bu alanda çok önemli bir örnek, çok önemli bir başarıdır. Bu çerçevede özellikle yüksek teknolojiler başta olmak üzere teknolojinin her alanında Türk dünyası olarak, farklı ülkeler olarak işbirliğini gerçekleştirmek, geliştirmek ve artırmak zorundayız. Bu çerçevede üniversitelerimize, araştırma merkezlerimize çok büyük sorumluluklar düştüğünün altını çizmek isterim."
Ekonomik ve ticari bağların geliştirilmesinin önemini de vurgulayan Kurtulmuş, "Dünyadaki yeni dengeler, uluslararası ticarette de hiç şüphesiz yeni birtakım denge değişikliklerini ortaya çıkaracaktır. ABD'deki dünya ticaretini kökten değiştirmeye dönük son birtakım hareketler, niyetler olduğu ortadadır. Ama şu açık görülüyor ki bundan sonraki süreçte dünya ticareti hem yapısı itibarıyla hem de ulaşım yolları itibarıyla yeni bir döneme girecek ve bu çerçevede Türk dünyasında, bu geniş coğrafyada önemli ticari faaliyetlerin gerçekleşmesi mümkün olacaktır." diye konuştu.
Kurtulmuş, "Bilim ve teknoloji alanında işbirliğini artırmamızın şart olduğu gibi özellikle ekonomik ve ticari işbirliklerimizin de artırılması; sadece kendi aramızda ticareti artırmak değil aynı zamanda ait olduğumuz bölgelerdeki ticaretin artırılması ve ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesi, Türk dünyasının geleceği bakımından önemlidir." dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, gelecek dönemin en önemli özelliklerinden birisinin birlik ve kardeşlik olduğunun altını çizerek, "Dilde birliği, fikirde birliği, ortak kültür ve mirasa, ortak hedefe sahip olmayı başarırsak işlerimizde de ortaklaşmayı mutlaka başaracağız." değerlendirmesinde bulundu.
Türk devletlerinin önüne tarihi bir fırsat geldiğini belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Dünyada yeniden adaleti, hakkaniyeti, barışı, insafı, vicdanı, insanlığı tesis edebilecek bir imkan ortaya çıkmıştır. Bakmayın dünyanın bu kadar büyük türbülanslar içerisinde olduğuna, bakmayın bu kadar büyük çelişkilerin, bu kadar büyük gerilimlerin ve çatışmaların olduğuna... Çünkü hiçbir kötü gün sonsuza kadar devam etmez. Mutlaka bunlardan topyekun bütün insanlık yeni bir arayış, yeni bir iyileşme dönemini bekleyecektir, bunun için çalışacaktır."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının ardından gençlerin sorularını da cevapladı.
Konferansta, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Türkiye-Özbekistan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, AK Parti İstanbul Milletvekili Nurettin Alan, MHP İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, Türkiye'nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Özdil ve ICYF Başkanı Taha Ayhan da yer aldı.