Yarınki olağanüstü kurultayda muhtemelen Özgür Özel yeniden genel başkan seçilecek.
Özel, genel başkan olabilir ama siyasî bir lider olamaz.
1. Liderlik kumaşı yok. Bir lider havası, sempatisi, kitleleri etkileyen bir duruşu yok.
2. Siyasî feraseti yok. Önünü değil iki adım ötesini göremiyor.
3. Batı merkezlerinin proje elemanı olarak görülmese, dışarıda kimse dönüp bakmaz.
4. Türkiye'nin problemlerini çözüm için bir hazırlığı, birikimi, politik çapı yok. Sadece laf yapıyor. Siyasî lafazan...
5. Bir ekibi, zor günlerde yanında olacak yol arkadaşları yok.
6. Siyasî bir başarısı yok. Sadece son kurultayda Ekrem İmamoğlu'nun hazırladığı organize işlerle, yüzüne karşı gözyaşı döktüğü Kılıçdaroğlu'nu arkadan hançerlemesi var.
Şöyle söyleyeyim. Saraçhane'de, Maltepe'de onu dinlemeye gelenler, sahiden bir lideri, yeni bir "Karaoğlan"ı dinlemeye mi geldiler?
Yarın olağanüstü kurultayda onu seçecekler, "işte lider" diye mi seçecekler?
Hayır.
CHP; Türkiye'yi yönetmeye değil, Erdoğan'ı devirmeye, AK Parti iktidarını/Cumhur İttifakını bitirmeye kilitlendi.
Öylesine kendilerini kaptırdılar ki; Erdoğan gitsin, isterse Türkiye batsın. İsterse Türkiye ekonomisi çöksün...
İşte gördük, bir gözü dönmüşlükle 2 Nisan'da boykot çağrısı yaparak kendi insanımızı, esnafımızı, üretenleri, çalışanları darbelemeye kalktılar.
Milletimizden şamarı yediler.
CHP'nin en büyük zaafı, milletimizi tanımamasıdır.
CHP'nin başına ne geliyorsa, milletten kopuk oldukları, hayal dünyasında yaşadıkları için...
Erdoğan gitsin, isterse Türkiye bir daha Batı yörüngesinde bir uydu olsun, hiç umurlarında değil... Tek parti dönemindeki gibi "Amerika ne der, Avrupa ne der" diye bakıp dış politikayı da öyle idare etmeye, emre amade olmaya çoktan hazırlar.
Gördük işte, İngiltere'ye yalvarıyor, Avrupa Birliği'nden medet umuyorlar. Siyasî mandacılık bunların iliklerine işlemiş...
Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel, kendilerine bir hayalhane kurmuşlar. O hayal dünyasında, elinde elma şekeri olan çocuklar gibiler.
Dün Ekrem İmamoğlu, Cumhuriyet gazetesine bir açıklama göndermiş, kurultay mesajı vermiş.
Bakınız neler diyor:
"Özgür Özel ile siyasi tarihimizde örneğine çok az rastlanacak bir kader ve mücadele ortaklığımız var. Bu bağlamda olağanüstü kurultayda Özgür Özel'e desteğim tamdır. Cumhurbaşkanı adayı olarak ben, CHP genel başkanı olarak Özgür Özel dünyada benzeri görülmemiş bir dayanışma ve yoldaşlık ilişkisiyle bu zor günleri aşacağız, başaracağız."
Hayalhane kurmak yasak değil de, bu şaibeli kurultay soruşturması, hırsızlık, yolsuzluk soruşturmaları ne olacak?
Özel, "iki üç gizli tanıktan başka bir şey yok" diyordu. Bizzat gidip açıktan itiraflarda bulunanlar giderek artıyor.
Eski genel başkan Kılıçdaroğlu da lafı fena çaktı.
Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aday olmama kararımın nedeni; 'Aday olursan yüzüne tükürürler.' diyen siyasetçilerin tehditleri değildir. Çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım" dedi.
Yarınki kurultay; Özgür Özel'in, İmamoğlu'nun kontrolünden çıkma ve İstanbul'daki büyük hırsızlık, soygun soruşturmasının üstünü örtme müsameresinden öte geçmez.
CHP, zihniyetini değiştirmeyeceği/değiştiremeyeceği için asla düzelmez.
Milletin ve bizi biz yapan değerlerin savunucusu asla olmaz.
Milletimizin Müslümanlığından rahatsızlık duymak, CHP'nin temel karakteridir.
Bugün fırsat bulsalar yine ezanla uğraşır, Ayasofya camiini yine müzeye çevirirler. Bir İstanbul milletvekili (şimdi İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu) demişti zaten, "Sultanahmet camiini de müze yapmak lazım..."
Köşe taşı gibi elemanlar, oradan alıp oraya koyuyorlar.
Tek parti döneminde CHP, demokrasinin olmadığı kurak, bereketsiz bir zeminde kuruldu.
Çiçek de açmaz, meyve de vermez.
Zihniyet aynı zihniyet...
Yarınki kurultaydan da sadra şifa bir sonuç çıkmaz.