Saat 21.05...
Akşamın kör vakti...
Kemal Kılıçdaroğlu X hesabından öyle bir mesaj attı ki, atılan bomba mıydı mesaj mıydı kimse anlayamadı.
Şöyle diyordu Kılıçdaroğlu mesajında;
"Partimizin hafta sonu yapacağı olağanüstü kurultayda Genel Başkan adayı olmayacağım.
Aday olmam için imza toplayan, ısrar eden ve çalışan bütün kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum.
Aday olmama kararımın nedeni; "Aday olursan yüzüne tükürürler." diyen siyasetçilerin tehditleri değildir.
Çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.
Aday olmama kararımın nedeni; "Aday olursan taşlarlar." söylemi ile organize edilmiş linç kampanyalarından korktuğum için değildir çünkü yürüdüğüm yolda ölüm dahil hiçbir korkuya yer vermedim, korkmam!
Aday olmama kararımın nedeni; "Hangi yüzle aday olacaksın!" diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir, çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir.
Aday olmama kararımın nedeni; partimizi iç çekişmelere sevk etmemek, dikkatleri mücadele alanından başka alanlara çekmemek içindir.
Kurultayımız milletimize, ülkemize ve partimize hayırlı olsun.
Biz, gölgemiz olsun ve milletimiz hiçbir tehditten korkmasın diye güneşin altında durmayı görev bilen bir gelenekten geldik.
Selam olsun, güneşin altında durabilmeyi göze alanlara..."
Bizden de selam olsun yolsuzluk ve terör davalarının üstünü örtmek isteyenlere, bizden de selam olsun bu iş iktidarın CHP'ye siyasi darbesi diyenlere.
Adrese Teslim...
Kılıçdaroğlu'nun mesajını defalarca okudum.
İşi bilen, süreci takip eden biri bu kısacık metinden ölüsü iki üç kitap çıkarır.
Ama korkmayın ben burada kitap yazmayacağım, onun yerine kısa hap haline getirdiğim iki önemli konuya değineceğim.
Benim mesajda çok önemsediğim iki husus var.
O hususlardan ilki, mesajda çok ilgimi çeken şu cümle;
"Aday olmama kararımın nedeni; "Aday olursan yüzüne tükürürler." diyen siyasetçilerin tehditleri değildir. Çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım."
Bu çalan kim ola ki...
Daha Ne Desin...
Malum CHP'yi yakından ilgilendiren hukuki süreçler var ve bu süreçler içinde yolsuzluk, teröre destek, şaibeli kurultay gibi de deve dişi soruşturmalar var.
Bu soruşturmalarda İmamoğlu ve birlikte hareket ettiği suç şebekesi hakkında konuşulan iddialar mızrak çuvala sığmıyor dedirtecek cinsten.
İddialar hakkında kuvvetli şüphe nedeniyle kamuoyunda zaten oluşmuş bir kanaat vardı. Bu kanaate tuz biber Kılıçdaroğlu'nun mesajından geldi.
Kılıçdaroğlu tüm tartışmaları sonlandıracak tarihi çıkışı yaptı ve mesajında iddiaları doğrular nitelikte CHP'nin yönetim kadrolarını hırsızlıkla suçladı, alenen "çaldınız" dedi.
Üzerinden bir gün geçmesine rağmen Özel Özgür ve ekibinden bu konuda çıt yok, adeta üç maymunu oynuyorlar...
Gemiyi İlk Kaptan Terk Etti...
Özel Özgür iddiaları doğrularcasına bu konuda canının derdine düştü ve kaptan olarak gemiyi ilk terk eden oldu.
Özgür; onur kırıcı bu iddialara karşılık partiyi koruyup kollayacağına kendini korudu ve en başından itibaren soruşturmaları konuşturmamak, meseleleri tartıştırmamak için elinden geleni ardına koymadı.
Özel Özgür'ün yaşadığı bu panik ve korku nedendir bilinmez ama bilinen odur ki Özgür yolsuzluk konusunu gündemden düşürebilmek ve meseleyi saptırmak için her yolu deneyecek.
Hemen harekete geçti ve yürütülen soruşturmaların siyasi iktidarın CHP'ye bir oyunu olduğu iftirasını attı.
Hedef saptırmak ve dikkatleri başka yerlere çekmek için milleti sokaklara döktü ve ülkede iç karışıklık çıkarmak için her yolu denedi.
Ancak Hesap Şaştı...
Bu konuda kurulu tüm oyunları yerle bir eden, yüzlerdeki kirli maskeleri düşüren ve soruşturmada bahsi geçen iddiaların doğru olduğunu teyit eden çıkış Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi.
Kemal Kılıçdaroğlu bu çıkışıyla tartışmaya mahal vermeyecek şekilde noktayı koydu ve evet bir hırsızlık var ve o hırsızlar soruşturmaya konu olan kişiler ve diğerleri demek istedi.
Kılıçdaroğlu'nun en az bunun kadar önemli bir diğer vurgusu müesses nizam ve o nizama askerlik eden gazeteciler konusuydu.
Müesses Nizam...
"Aday olmama kararımın nedeni; "Hangi yüzle aday olacaksın!" diyen, sözüm ona muhalif sanılan, müesses nizamın askerleri ve paranın tetikçileri olmuş medya mensuplarının iftiraları değildir, çünkü ülkem ve partim için verdiğim mücadelem milletimin vicdanına emanettir."
Kılıçdaroğlu'nun bu söyleminde benim yıllardır anlatmaya çalıştığım bir düzenin itirafı var.
Müesses nizam, yani derin Amerika...
Yedili masa zamanı, muhalefet kanadını Amerikan müesses nizamı dizayn ediyor, muhalefete açıktan destek veriyor artık uyansanıza diye insanlarımıza anlattım durdum.
Bu anlatımda başarılı olduğum söylenemez çünkü masa seçimlerde %48 oy aldı.
Kemal Kılıçdaroğlu benim bu başarısızlığımı fark etmiş olacak ki bir de ben şansımı deneyeyim diyerek körün gözüne çomak sokarcasına aynı nizamı anlatmış.
Kılıçdaroğlu mesajında bu nizamdan ve o nizama askerlik eden Amerika beslemesi gazetecilerden bahsediyor.
Şimdi baktığınızda Kılıçdaroğlu'na her türlü hakareti yapan iki gazeteci var.
Fatih Altaylı ve Fatih Portakal...
Kılıçdaroğlu bu ikisini de kastetmediyse kim ola ki...
Kıssadan Hisse...
Ümit ediyorum CHP'ye gönül verenler ve muhalefet kanadını destekleyenler Bay Kemal'in bu itirafları ile uyanmışlardır.
Bu arada ne söylenirse söylensin uyanmayacak ne olursa olsun kininden geri adım atmayacak kripto bir kitle var.
Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri bu tiplere kapak olsun.