Anadolu Ajansının kuruluşu, "Milli Mücadele'nin dönüm noktası" denilebilecek zor günlerden geçilen süreçte gerçekleşti.
İstanbul'un fiilen işgalinin ardından Milli Mücadele'ye katılmak için Anadolu'ya geçmek üzere yola çıkan aydınlardan Yunus Nadi (Abalıoğlu) ve Halide Edip (Adıvar), Geyve-Akhisar (Pamukova) İstasyonu'ndaki mola sırasında "Ankara'ya gider gitmez bir ajans teşkilatı kurulması" fikrini değerlendirdi.
Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adı konuşulurken, "Türk", "Ankara" ve "Anadolu" seçenekleri arasından "Anadolu Ajansı"nda fikir birliğine vardı.
Yunus Nadi'nin ifadesiyle "4 veya 5 Nisan akşamı" karargah olarak kullanılan, şimdi Meteoroloji Genel Müdürlüğü olan Ziraat Mektebinde yemekten sonra Mustafa Kemal Paşa'ya Anadolu Ajansının kurulmasından söz açıldı. Bu konuşmanın ardından Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla Anadolu Ajansının kuruluşu, 6 Nisan 1920'de gerçekleşti.
- "MUSTAFA KEMAL" İMZALI GENELGE TÜM YURDA GÖNDERİLDİ
"Heyeti Temsiliye" namına "Mustafa Kemal" imzalı Anadolu Ajansının kurulduğunu duyuran 8 Nisan 1920 tarihli genelge yurt geneline gönderildi.
Anadolu Ajansının kuruluşunu ilan eden tarihi genelgede, girişilen mücadelenin iç ve dış kamuoyuna duyurulmasının önemi de vurgulandı.
Orijinali Osmanlıca olan genelgede, şu ifadeler kullanıldı:
"İslam'ın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düşman işgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaşması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu'nun giriştiği ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslümanların iç ve dış en doğru havadisle aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduğu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kişilerden oluşan bir özel kurul yönetiminde 'Anadolu Ajansı' adı altında bir kurum kurulmuştur.
Anadolu Ajansının en hızlı araçlarla vereceği havadis ve bilgi, aslında Temsilciler Kurulumuzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle Müdafaa-i Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaştırılması yolunda olabildiğince çok yayımlanabilmesi için ivedili düzenlemeler yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur."
- AJANSIN KURULUŞU ANADOLU'DA BÜYÜK HEYECAN YARATTI
AA'nın kurulması, Milli Mücadele ve Ankara hükümetiyle ilgili gelişmeleri merak eden, içten içe bağımsızlık ateşiyle kaynayan Anadolu'da büyük heyecan yarattı.
Mustafa Kemal Paşa'nın genelgesinin ardından yurdun dört bir yanından Ankara'ya AA'nın kurulmasına ilişkin tebrik telgrafları geldi.
Bu telgraflarda, AA bültenlerinin dağıtımı, halka ulaştırılması hususunda her türlü çalışmaya hazır olunduğu bildiriliyordu.
Kuruluşu tüm yurda duyurulan Anadolu Ajansı, Mustafa Kemal Paşa'nın karargahı konumundaki Ziraat Mektebinin bir odasında çalışmalarını sürdürdü.
Yunus Nadi, AA'nın o günlerini, şu ifadelerle kaleme aldı:
"Halide Edip Hanım'la Anadolu Ajansının servislerini yapmaya başladık. O sene Ankara'nın kırkikindi yağmurları kesretle yağıyor ve adeta bazen kış manzarası verdiği oluyordu. Ajans için Paşa'nın karargahı olan Ziraat Mektebinde bir oda olarak merkez ittihaz ettik. Her gün oraya çıkıyorum ve Halide Hanım'la çalışıyoruz. Bu işte çok geçmeden İstanbul Mebusu Ali Rıza Bey de bize iltihak etti."
- İLK HABER 12 NİSAN 1920'DE SERVİS EDİLDİ
Zor şartlar altında kurulan Anadolu Ajansı, ilk haberlerini 12 Nisan 1920'de servis etmeye başladı. İlk bültende, memleketin içinde bulunduğu durum ortaya konuldu ve bu çerçevede Anadolu Ajansının kuruluş amacına yer verildi.
Bültende, Anadolu Ajansı bültenlerinin dağıtımının taşıdığı önemden bahsedilirken, yine ajans bültenlerinin dağıtımı için bir ağ kurulması ve bunun düzenli işletilmesinin gerekliliği vurgulandı.
İlk bültende hem yurt içinden hem yurt dışından haberlerin yer alması da dikkati çekti.
Ajansın servis ettiği ilk bültende, şu ifadeler kullanıldı:
"Devlet merkezimizin düşman işgali altına geçmesi üzerine Anadolu ve Rumeli'nin Müdafaa-i Hukuk azim ve kararlılığı içinde yiğitçe harekete geçtiği şu sıralarda, din ve vatan kardeşlerimizin en doğru haber ve bilgiler alabilmelerini sağlamak için kurulan Anadolu Ajansı, bugünden itibaren göreve başlıyor. Bugün alınan haber ve bilgilerin oralarda da mümkün olduğu kadar fazla kimse tarafından okunup bilinmesi gereğini arz ve açıklamaya yer yoktur. Bu amaçla oralarda dahi özel örgütler meydana getirerek, her gün vereceğimiz bilgilerin telgrafhane kapılarında siyah levhalar üzerine yazılması ve yeterli araç olan yerlerde basılması, yayımlanması ve dağıtılması, nahiyelere ve hatta köylere kadar gönderilmesi hususlarının yerine getirilmesini hepinizin vatan ve millet sevgisinden ve yardımlarından rica ederiz. Bu başlangıçtan sonra, bugünkü son bilgiler aşağıdadır..."
- BÜLTENLERİN ULAŞTIRILMASINDAKİ İHMAL "VATAN SUÇU" SAYILDI
İlk döneminde günde en az iki bülten yayımlaması kararlaştırılan Anadolu Ajansının haberlerinin ülkenin dört bir yanına ulaştırılmasına büyük önem verildi.
Mustafa Kemal Paşa, 18 Nisan 1920'de Anadolu Telgraf Merkezine gönderdiği genelgede, AA bültenlerinin ulaştırılmasındaki ihmali "vatan suçu" saydı.
5 Mayıs 1920 tarihli diğer bir genelgede ise AA'nın bültenlerinin en ücra noktalara kadar ulaştırılması için tüm vasıtaların kullanılması, zamanında gelmeyen bültenler hakkında Posta ve Telgraf Merkezinden gereken incelemenin yapılması istendi.
AA'nın haberlerinin sadece halka değil, cephede savaşan askeri birliklere de düzenli olarak ulaştırılması için tedbirler alındı.
Anadolu Ajansı bültenleri bunun dışında yine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde İtilaf Devletleri'nin baskı, sindirme ve işgal girişimlerine karşı bölge halkında direnme bilincini geliştirmek amacıyla yayın yapan Anadolu basınına da ulaştırıldı.
AA'nın haberlerinin büyük gizlilik içinde işgal altındaki İstanbul'da halka ve Milli Mücadele yanlısı gazetelere ulaştırılması için de yoğun çaba sarf edildi.
Ankara hükümetinin resmi tebliğleri, yurt dışından önemli gelişmeler, halka uyarılar, TBMM'den ve cepheden havadisler ile işgal güçlerinin kara propagandalarına yanıtlar içeren AA bültenleri büyük bir boşluğu doldurdu, adeta Milli Mücadele'de adına "basın" denebilecek ikinci bir cepheyi açtı.
- AA'NIN ULUSLARARASI ETKİNLİĞİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Dünyanın en etkili ve saygın haber ajansları arasında ön sıralarda yer alan AA, en hareketli bölgelerdeki sıcak gelişmeleri anında abonelerine aktarıyor, özellikle haberciliğin zor olduğu coğrafyalardan geçtiği haber ve güçlü görselleriyle fark yaratıyor.
AA, Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça, Fransızca, İspanyolca, Soranice, Farsça, Endonezce, Boşnakça, Arnavutça, Makedonca ve Kurmanci olmak üzere 13 dilde abonelerine servis ettiği haber, fotoğraf ve videoları ile sadece Türkiye'de değil, dünyada da ilgiyle takip ediliyor.
Global muhabir ağı sayesinde abonelerine 7 gün 24 saat hizmet veren AA'nın, yurt içinde 81 ilde 84 ofisi, yurt dışında ise 38 ofisi bulunuyor.
"Değişen Dünyanın Habercisi" mottosuyla uluslararası alandaki etkinliğini her geçen gün artıran AA, 49 uluslararası haber ajansıyla işbirliği sayesinde dünyanın dört bir yanındaki basın kuruluşlarına içerik sunuyor.
- "KÜRESEL ÖLÇEKTE FAALİYET GÖSTEREN BİR MEDYA KURULUŞU"
Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz, kuruluş yıl dönümüne ilişkin değerlendirmesinde, "Anadolu Ajansımız, Cumhuriyet'in ilk yıllarında 'Cumhuriyet'in Habercisi' olarak misyonunu icra ederken, bugün 'Değişen Dünyanın Habercisi' olarak küresel ölçekte faaliyet gösteren bir medya kuruluşu haline geldi. Bugün 13 dilde yayın yapan, 137 ülkede faaliyet gösteren, yaklaşık 140 uyruktan çalışana sahip bir haber ajansıyız." ifadelerini kullandı.
Ajansın teknolojik altyapısını güçlendirmek ve medya sektörünü dönüştürmek amacıyla 2024'ü "Yapay Zekada Atılım Yılı" ilan ettiklerini anımsatan Karagöz, şunları kaydetti:
"AA Teknoloji şirketimizi kurarak dijital dönüşüm sürecimizi hızlandırdık ve haberci dronumuz TEPE'yi ürettik. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda TEKNOFEST'te Global İletişim Ortağı olduk. Özellikle medya teknolojileri alanında daha fazla genç yetiştirmeyi ve onları bu vizyonun bir parçası kılmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki aylarda bu kapsamda Medya Teknolojileri Hackathonu'nun ikincisini çok önemli paydaş kuruluşlarla birlikte düzenleyeceğiz."