Prof. Dr. Oytun Erbaş, 24 TV Arafta Sorular programında Star Gazetesi Yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevapladı. Allah'a şükretmenin önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Erbaş, "Şükür hayattaki en büyük ilaçtır" dedi.
İlaçların bir mucize olmadığına dikkat çekerek insanlara sadece vesile olduğunu söyleyen Prof. Dr. Erbaş, "Ben her zaman şunu derim. Kahve karaciğer kanserini önler. Ama bu niyetle içersen önler. Diyor ki adam şu besin hayatı uzatıyormuş. Onu niyet edip yemezsen uzatmıyor." dedi.
Erbaş insanların yediklerinin içtiklerinin kanser üzerinde bir etkisi olmadığını söyleyerek, "Burada önemli olan ne biliyor musun? Her şeyden yemek. Aşırılığa kaçmamak. Mütevazi olmak. Göbek yapmamak. Aşırı yağlanmamak." ifadelerini kullandı.
Şükretmenin ne kadar önemli olduğuna değinen Erbaş ,"Bizim beynimizin kabuk kısmı var. Bütün kişilik kabukta yani dışta. Yumurta gibi düşünün. Mantık orada. Bir de içi kısım orası duygular. Oraya limbik sistem deniyor. Orası korkar, sevinir. Duygular senin beynin iç kısmında, kokularda orada. Limbik sistem kontrol edilebilir bir şey. İçimizde bu duruyor ama o hep, o hep vesveselidir. Geçilmişten getirdiğimiz ilkel şeyler vardır onda. Ama kabuk mantıklıdır. Kabuktaki malzeme azaldığı zaman vesveseler devreye girer. Beyninizin mantık kısmı devre dışı kalırsa, vesveseler, depresyon ve kaygı devreye girer. İlkel beyin hep konuşur. İlkel beyin kocakarı gibidir hep konuşur. Onu susturmazsın ama kabuk 'sus' der. 'Senin işin var sen işsiz kalmazsın' der. 'Şükret' der o kabuktur. Sonuç, kabuk hafızadır, hafıza ne kadar iyiyse ve bilgi doluysa vesveselerin susar. Onun için şükredeceksin, Şükür hayattaki en büyük ilaçtır. Daha güçlüsü yok. Şükredeceğiz." ifadelerini kullandı.