Özel-İmamoğlu ikilisi Kılıçdaroğlu'nu kongrede hançerlediklerinde cumhurbaşkanlığına giden yolu açtıklarını düşünüyorlardı. Ancak hedefe giden her yol mübah anlayışıyla gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikledikleri zamanla görüldü... Şimdi İmamoğlu cezaevinde, özel ise 6 Nisan'da Kılıçdaroğlu karşısında önemli bir sınamayla yüzleyecek. Yani belki de evdeki hesap çarşıya uymayacak...
Trup ile yem pancarını ayırt edemeyen Ekrem İmamoğlu, Trabzon mitingin elindeki pancarı sallayarak "Bak Cumhurbaşkanı, vatandaş sana turpun büyüğünü gösteriyor." diyerek gülünç bir duruma düştü.
Yolsuzluk nedeniyle görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yukarıdaki cümleleriyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a meydan okurken aslında çemberin daraldığının, yargının peşinde olduğunun net olarak farkındaydı.
İstanbul cumhuriyet başsavcısı Akın Gürlek'i tehdit etmesi, bilirkişiyi ifşa etmesi hep bu telaşın bir yansıması oldu.
560 MİLYAR LİRA NEREDE?
İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'i "Seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Bunu unutma. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına birileri dayanmasın. Senin evlatlarını sabahın köründe kimse almasın." diyerek tehdit etmişti.
İmamoğlu'nun hesabının meseleyi siyasal zemine çekmek olduğu anlaşıldı. Büyüklüğü 560 milyar lirayı bulduğu iddia edilen yolsuzluk meselesinin üstünü örtmek gibi görünüyordu. Polisteki ifadesinde, gizli tanıkları ortaya attığı iddialara verdiği yanıt da bu durumun bir yansımasıydı.
Somut olaylara soyut, ispatı olmayan laf kalabalığıyla cevap veren İmamoğlu, "Burada bulunmamın yegane sebebi hakkımda başlatılan bir siyasi müdahale ve mücadele modelidir. Bu mücadele biçimi ne yazık ki bir yargı tacizi şeklinde tarafıma yıllardır sürdürülmektedir.16 milyon İstanbullunun, İstanbul tarihindeki en yüksek üç oy oranına sahip bir biçimde seçim kazanmış birisine bu soruların sorulmasını halkın iradesine dönük sürecin bir parçası olarak görüyorum." dedi.
İmamoğlu, böyle söylüyor ama savcı somut olaylara, somut iddialara somut cevaplar bekliyordu. Zaten bu durum sebebiyle Kılıçdaroğlu, Yavaş ya da Özel, "Ben İmamoğlu'na kefilim, yolsuzluk, usulsüzlük yok" diyemedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu duruma dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yüz binlerce gencin hakkının yendiği, diploma sahtekârlığı dâhil ortaya akıl, vicdan ve ahlak sınırlarını aşan bir sürü pislik saçılıyor. Sağdan, soldan balya balya paralar, dolarlar, avrolar fışkırıyor. Yüzlerce milyar liralık korkunç bir vurgundan bahsediliyor. Ama CHP Genel Başkanı ve şürekâsı bunların hiçbirine cevap veremiyor. Milletin huzuruna çıkıp 'Sahtekârlık yoktur, hırsızlık yoktur, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, irtikâp, iltimas yoktur.' diyemiyorlar. 'Ne biz, ne de arkadaşlarımız harama el uzatmadı.' diyemiyorlar." dedi.
İMAMOĞLU KENDİSİNİ TÜKETTİ
Aslında hem CHP'yi yönetenler hem de CHP medyası yapılan soruşturmanın siyasi olduğu algısını oluşturmak için büyük çaba harcadı. Ancak başta şaibeli kurultay olmak üzere İmamoğlu'nun hedefe giden her yol mübah anlayışı süreci buraya taşıdı. Zira hem buharlaşan, para kulesi olarak kameralara yansıyan 560 milyar liralık kayıp hem de İstanbul'un çürüyen hali İmamoğlu'nun kredisini tüketti.
Bu yüzden de CHP'nin yaptığı tüm çağrılara, DEM'in destek verme çabasına karşın cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Temmuz'da yaptığı çağrı gibi bir tablo ortaya çıkarılamadı. Özel'in bu süreçte ne kadar liderlik rolü oynayabildiği, ya da gerçekten oynayıp oynamak istemediği de yine bir başka soru işaretiydi.
Bu yüzden CHP'de evdeki hesap çarşıya uymadı. Şimdi 6 Nisan'da CHP Olağanüstü Kongreye gidecek. CHP Genel Başkanı Özel'in hesabı, kendi koltuğunu perçinlemek, İmamoğlu'nu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan ettirmek.
Ancak Kılıçdaroğlu bu süreçte sırtındaki hançerleri söküp atmak için de bir fırsat bulmuş olacak ve Yavaş'ın da desteğini alması durumunda Özel-İmamoğlu ikilisi için evdeki hesap bir kez daha bozulmuş olacak gibi görünüyor.
Zira İmamoğlu'nun delegeler üstündeki duygusal motivasyon gücü olmayınca oyların renginin değişmesi ihtimalini hafife almamak gerekiyor.