28 Şubat 2025 Cuma / 2 Saban 1446

Zorlukları Başkan Erdoğan'ın desteğiyle atlattılar... 28 Şubat mağduru kadın o dönemi anlattı

Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat darbesinin mağdurlarından 48 yaşındaki 4 çocuk annesi Saliha Tokgöz o dönemde yaşadıklarını anlattı. O sürecin zorluklarını ve çektiği maddi sıkıntıları, dönemin İBB Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle atlattığını söyleyen Tokgöz, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ve milletin desteğiyle darbeler döneminin kapandığını ve Türkiye'nin büyük ilerlemeler kaydettiğini belirtti.

AA28 Şubat 2025 Cuma 12:04 - Güncelleme:
Zorlukları Başkan Erdoğan'ın desteğiyle atlattılar... 28 Şubat mağduru kadın o dönemi anlattı

Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak kayıtlara geçen 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağından dolayı arkadaşlarıyla birlikte mağdur olan Saliha Tokgöz, yaşadıklarını unutamıyor.

Türkiye yakın tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olarak anılan 28 Şubat süreci, aradan geçen yıllara rağmen bıraktığı derin izlerle hafızalarda tazeliğini koruyor.

"Bin yıl sürecek" denilen darbenin gölgesinde büyüyen bir nesil, eğitimden çalışma hayatına kadar pek çok alanda türlü zorluklarla mücadele etti.

Başörtüsü yasağı, o dönemin en çok tartışılan ve binlerce gencin hayallerini yarıda bırakan uygulamalardan biriydi.

48 yaşındaki 4 çocuk annesi Saliha Tokgöz, 1995 yılında büyük umutlarla Edirne'deki Trakya Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Ebelik Bölümü'ne kaydoldu.

İlk yıl her şey normaldi, başörtüsüyle derslerine giriyor, geleceğe dair hayaller kuruyordu ancak 28 Şubat 1997'de yaşananlar, onun ve binlerce başörtülü öğrencinin hayatını altüst etti.

Yıllarca süren mücadeleden sonra Tokgöz, eğitimini pes etmeden 1998'de tamamladı ve 2020'de 19 Mayıs Üniversitesi Ebelik Bölümü'nden lisans diplomasını aldı.

O sürecin zorluklarını ve çektiği maddi sıkıntıları, arkadaşlarıyla birlikte dönemin İBB Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle atlatan Tokgöz, şimdi ilk yardım eğitmeni olarak görev yapıyor. Tokgöz, geçmişin izlerini hala unutmasa da gelecekten umutlu.

- "GERÇEKTEN BÜYÜK ÇIKMAZDAYDIK"

Saliha Tokgöz, AA muhabirine, üniversiteye ilk başladığı yılda her şeyin normal olduğunu, başörtüsüyle derslere girdiğini ancak eğitiminin ikinci yılında birdenbire kısıtlamaların başladığını, derslerden atıldıklarını ve sınavlara alınmadıklarını söyledi.

Üniversite rektörünün başörtülü öğrencilere yönelik direktifinden sonra derslere giremediklerini anlatan Tokgöz, "Birçok arkadaşım peruk takmaya, başörtüsünü çıkarmaya zorlandı. O süreçte ben bunların hiçbirini yapmadım. Yapmadığım için hiçbir sınava giremedim ve o şekilde sınıfta kaldım. Bu noktada çok fazla mağduriyetlerimiz oldu." dedi.

Birçok arkadaşının bu baskılar sonucunda travma yaşadığını dile getiren Tokgöz, psikolojik olarak yıpranan bir arkadaşının hastanede tedavi gördüğünü kaydetti.

Tokgöz, bazı arkadaşlarının yaşadığı maddi sıkıntılar yüzünden eğitimlerini bırakma aşamasına geldikleri bir dönemde o zaman İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşüp sorunlarına çözüm bulma umuduyla İstanbul'a geldiklerini söyledi.

Valizlerini alarak Edirne'den arkadaşlarıyla birlikte Saraçhane'deki İBB binasına geldiklerini aktaran Tokgöz, şunları kaydetti:

"Hepimiz 17-18 yaşlarındaydık. Binaya girdik, başkanın odasını sorduk ve özel kalemine ulaştık. Belediye Başkanıyla görüşmek istediğimizi söyledik. Özel kalem, 'Şu anda Başkan Bey burada değil. Telefon numaralarınızı bırakın, dönünce sizi ararız.' dedi. O an hepimizin umudu kırılmıştı çünkü bir daha geri dönüş yapılmayacağını düşündük. Herkes valizlerini alıp memleketine döndü. O dönem cep telefonları bu kadar yaygın değildi. Biz de öğrenciydik ve cebimizde cep telefonu yoktu, ev telefonumuzu bırakmıştık. Eve döndüğümde akşam yemeği saatleriydi, saat 21.00'e geliyordu. O sırada ev telefonu çaldı. Kız kardeşim açtı ve 'Abla, Recep Tayyip Erdoğan seni arıyor.' dedi. Şu anda anlatırken bile hala çok duygulanıyorum çünkü gerçekten büyük çıkmazdaydık. Hemen telefona koştum. Kendimi tanıttım. Sağ olsun, 'Bugün İBB'ye gelmişsiniz. Ben Karagümrük maçındaydım, o yüzden kusura bakmayın, bu saatte sizi arıyorum.' dedi. O an gerçekten dilim tutuldu çünkü normal çalışma saatlerinin dışında yoğun gün geçirmesine rağmen kendi özel zamanında bizi aramıştı."

- "O DESTEKLE MÜCADELEMİZE DEVAM ETTİK"

Tokgöz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a üniversitede yaşadıkları mağduriyeti anlattığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"İnanın, beni başından savmadan belki 40 dakikadan fazla dinledi. O da kendi kızlarının benzer sıkıntılar yaşadığından bahsetti. Sonra, 'Size nasıl yardımcı olabilirim?' diye sordu. Ben de arkadaşlarımın ekonomik çıkmazda olduğunu, çoğunun okulu bırakma noktasına geldiğini, bu davada devam edip edememe ikilemi yaşadıklarını aktardım. Kendisi sağ olsun, 'Ben talimat vereceğim. Yarın özel kaleme uğrayıp zarfınızı alabilirsiniz.' dedi. İnanır mısınız, arkadaşlarımın çoğu umudunu yitirmişti. Üniversiteyi kazanıp zor şartlarda gelmişlerdi ve hayalleri sönmek üzereydi. Onlar adına çok daha fazla sevindim. Belki o dönemde benim o kadar ihtiyacım yoktu ama birçok arkadaşım bu bursla uzun süre eğitimine devam edebildi. Ertesi gün hemen gidip zarfımızı aldık. Müjdeyi arkadaşlarıma verdim. Onlar, 'Nasıl olsa başkan bize dönmez.' diye umutsuz şekilde memleketlerine gitmişti. Haber verdiğimde yaşadıkları mutluluk anlatılamazdı. O destekle mücadelemize devam ettik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu desteğinden çok etkilendiğini dile getiren Tokgöz, AK Parti'nin kurulacağını öğrendiğinde hemen gidip partiye üye olduğunu söyledi.

Tokgöz, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ve milletin desteğiyle darbeler döneminin kapandığını ve Türkiye'nin büyük ilerlemeler kaydettiğini belirtti.

28 Şubat'ta yapılan haksızlıkların bir nebze olsun telafi edildiğini aktaran Tokgöz, "O dönem zulmedenlerin büyük özür dilemesi gerektiğini düşünüyorum." dedi.

28 Şubat ve onun gizli failleri: Komprador burjuvaziler

Kabine üyelerinden peş peşe "28 Şubat" paylaşımı

28 Şubat mağduru asker "iade-i itibar" bekliyor