3 Nisan 2025 Perşembe / 5 Sevval 1446

Bakan Bolat'tan boykota karşı ‘milli destek vakti' çağrısı: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan 'boykot çağrıları'na karşı dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat, “Biz de halkımıza şu çağrıyı yaptık dün akşamdan bu yana: Eğer yarın, öbür gün, cumartesi, cuma alışverişiniz varsa, olacaksa, bugün yapın. Bugün ekonomiye sahip çıkma günü, milli ekonomiye sahip çıkma günü. Bugün, güçlü Türkiye'nin, güçlü bir ekonomiyle yola devam etmesi için halkımızın dayanışma günü. Bugün milli destek vakti diyoruz. Bugün özel bir gün. Gün bugündür, dayanışma günüdür ve milli destek vaktidir. Milli ekonomiye sahip çıkma günüdür. Ben bütün teşkilatlarımızı, üyelerimizi ve asil ve necip halkımızı yarın varsa, öbür gün varsa alışverişlerini bugün yapmaya çağırıyorum.” dedi.

HABER MERKEZİ2 Nisan 2025 Çarşamba 14:33 - Güncelleme:
Bakan Bolat'tan boykota karşı ‘milli destek vakti' çağrısı: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TRT'de katıldığı bir programda İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan 'boykot çağrıları'na karşı açıklamalarda bulundu, soruları cevapladı. Bakan Bolat, "Bugün milli ekonomiye sahip çıkma günü" dedi.

Bakan Bolat'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Türkiye ekonomisinde, yangın, savaş, deprem, pandemi, salgın gibi felaketlerden sonra, dünyada ve Türkiye'de, ekonomimiz yaralarını hızla sarıyor. Bir dengeleme süreci, makroekonomik göstergelerin hepsinde büyüme, üretim, ihracat, istihdam, cari açığın kapatılması gibi çok olumlu gelişmeler olan bir dönemde, biliyorsunuz, iki hafta kadar önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olarak büyük bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları başladı ve operasyonlar yapıldı. On milyarlarca liranın söz konusu edildiği bu olayda, ifşaatlar, itiraflar ortalara geldi. Bunların da hepsinin, CHP'li, ihbar sahiplerinin CHP'li olduğu ortaya çıktı ve itiraflar var.

Bakan Bolat "boykot" çağrılarına karşı vatandaşa seslendi

"BOYKOTLA MİLLİ SERMAYEYİ HEDEF ALIYORLAR"

Bu durum karşısında, "En iyi savunma hücumdur" mantığı içinde, birden ana muhalefetin kitleleri, gençleri, öğrencileri sokağa dökme çabalarının yoğunlaştığını gördük. Kamu düzenine, polislerimize, emniyete yönelik vandallıkları gördük. Bu başarısız olunca miting çabaları oldu. Emniyetin, 160 bin kişinin katıldığını bütün teknik istatistiki verilerle ortaya koyduğu mitingi, 2 milyon olduğunu iddia edecek kadar mübalağa yaptılar. Zaten hep bunu yapıyorlar. Ondan sonra da bayramın ertesi günü, bugün için, ekonomiye yönelik boykot çağrısı oldu, ticareti durdurma çağrısı. Geçen hafta da yerli ve milli markalara ve milli yayın organlarına karşı da gözdağı, şantaj ve tehditler, boykotlar çağrıları yaptılar. Boykotla milli sermayeyi hedef alıyorlar.

"BİZ TÜRKİYE'Yİ 22 YILDA DOLAR BAZINDA 6,5 KAT BÜYÜTTÜK"

Bizim iktidarımız ile muhalefetin, ana muhalefetin arasındaki fark bu. Biz Türkiye'yi 22 yılda dolar bazında 6,5 kat büyüttük. 230 milyar dolarlık milli geliri 1 trilyon 122 milyar dolara yükselttik. 3600 dolar olan fert başına milli geliri 15 bin 463 dolara yükselttik. İhracatımızı 7,5 kat artırdık. Dış ticaret açığı, cari açığımızı kapatıyoruz, dengeleme savaşı veriyoruz. Böyle bir ortamda, gerek parti içi liderlik kavgaları, gerekse rüşvet ve CHP'li belediyeleri saran rüşvet ve yolsuzluk haberlerini gündemden düşürme ve siyasi açıdan örtbas etme çabalarıyla, artık şuursuz bir şekilde milli ekonomiye zarar vermek, üretime, tüketime, ticarete, işçiye, çiftçiye, istihdama zarar verme çabalarını bu şekilde örgütlemeye çalıştılar.

Ama hamdolsun bizim aziz ve Necip halkımız sağduyusu ile bu oyunu gördü ve bu çabalara asla itibar etmeyecek. Bugün duyuyoruz ki, Nişantaşı, Kadıköy, Bağdat Caddesi, Beşiktaş, Şişli gibi yerlerde bazı dükkanlar kapalıymış. Normal zaten CHP'nin yüzde 80-90 oy aldığı yerler. Kendilerine zarar veren, kendi kendilerine maddi açıdan zarar veren çabalar içindeler.

"GÜÇLÜ TÜRKİYE, GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YOLUNA DEVAM EDECEK"

Biz de halkımıza şu çağrıyı yaptık dün akşamdan bu yana: Eğer yarın, öbür gün, cumartesi, cuma alışverişiniz varsa, olacaksa, bugün yapın. Bugün ekonomiye sahip çıkma günü, milli ekonomiye sahip çıkma günü. Bugün üretime, ticarete, istihdama, tüketime sahip çıkma günü. Bugün üretimin, ticaretin, istihdamın, tüketimin dayanışma günü. Bugün, güçlü Türkiye'nin, güçlü bir ekonomiyle yola devam etmesi için halkımızın dayanışma günü. Bugün milli destek vakti diyoruz. Ve bir yanda Türkiye ve onun aziz milleti için gece gündüz çalışan, üreten, projeler geliştiren, dünyada takdir ve saygı gören ekonomisiyle, üretimiyle, büyüklüğüyle, askeri gücüyle, milli savunmasıyla, savunma sanayisiyle, ihracatıyla takdir gören bir Türkiye için mücadele eden Cumhur İttifakı ve onun hükümeti ve onun Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadrolar. Bir yanda da halkı sokağa çağıran, kamu otoritesini, düzenini sarsmaya çalışan, ekonomiye zarar vermeye çalışan, yerli milli markalara, şirketlere boykot listeleri hazırlayan, anons eden ve milli ekonomiye, işçiye, esnafa zarar vermeye çalışan bir anlayış.

"RÜŞVET VE YOLSUZLUK HABERLERİ, İFŞAATLAR, İTİRAFLAR HİÇBİR ŞEKİLDE ÖRTBAS EDİLEMEZ"

Şu anda mücadele bu iki zihniyetin mücadelesi. Kazanan, çalışan, üreten, halkı için, ülkesi için çabalayan doğrular olacaktır. Bir yanda yıkım taşeronları, bir yanda yapım işçileri. Böylesi bir manzara var. Kendi içlerindeki hesaplaşmaları, rüşvet ve yolsuzluk haberleri, ifşaatlar, itiraflar hiçbir şekilde örtbas edilemez. Bu bir siyasi karartma çabasıdır. Bunu da çok net vatandaşımız görüyor. Bugün görüyoruz ki başta Cumhur İttifakı, AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi teşkilatlar, üyeler ve halkımız, esnafımızla dayanışma içinde.

Sabahtan beri gezdiğimiz yerlerde, biz de bizzat gezdik ve alışveriş yaptık çeşitli esnaflarımızdan ve halkımızın büyük bir iştiyakla milli ekonomiye, esnafa, ticarete sahip çıkmakta olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Halkımıza bu anlamda şükran borçluyuz. Türkiye böyle bir ülkedir, böyle asil bir millettir. Zor günler ya da tehlikeyi gördüğü zaman vatandaşlarımız ve sağduyulu vatandaşlarımızın içindeki dev uyanır ve bir yanardağ gibi kükrer ve de Allah'ın izniyle Türkiye'yi yıkmak ya da yıpratmak, zarar vermek isteyenlere asla izin vermez.

"İKTİDARA TALİP OLANLAR PROJELERİYLE, PLANLARIYLA ORTAYA ÇIKMAK ZORUNDA"

(Milli destek vakti çağrısı yerini bulacak mı?) Tabii ki, zaten bunu görüyoruz her yerde; Anadolu'da, Trakya'da, şehirlerimizde. Burada önemli olan şu: Bir ülkede kamu düzeni vardır. Eğer kamu düzeni bozulursa, ne ekonomi kalır, ne asayiş kalır ve ortalık çok ciddi bir şekilde, huzur ortadan kaçar. O nedenle hükümetlerin görevi, hangi parti olursa olsun, kamu düzenini korumaktır. Vatandaşın huzur içinde yaşamasını, hizmetler almasını ve çalışmasını, geçimini sağlamasını mümkün kılmaktır. Adliyenin başlattığı soruşturmalar, o adliyenin konusu.

Mutlaka iktidara talip olanlar projeleriyle, planlarıyla ortaya çıkmak zorunda. Bakın, 6 senedir sahip oldukları belediyelerde sadece işçilere maaş vermeyip greve giden işçilerle, çöp dağlarıyla onları görüyoruz. Ve doğru dürüst yaptıkları bir vatandaş için eser, hizmet yok. Bunları örtbas etmenin en iyi yöntemi, bol bol yalanla, ellerinin altındaki sosyal medyadan yalan haberlerle algı yaratmaya çalışmak.

"YARGI MEKANİZMASI ÜLKEDE KAOS ÇIKARMAK İSTEYENLERE KARŞI İNCELEME YAPIYOR"

Bugün özel bir gün. Gün bugündür, dayanışma günüdür ve milli destek vaktidir. Milli ekonomiye sahip çıkma günüdür. Ben bütün teşkilatlarımızı, üyelerimizi ve asil ve necip halkımızı yarın varsa, öbür gün varsa alışverişlerini bugün yapmaya çağırıyorum. Yargı mekanizması, ülkede kaos çıkarmak isteyenlere karşı, ekonomideki piyasaları bozma çabası içinde olanlara karşı halkın, ülkenin ve kamu ekonomisinin menfaatlerini korumakla görevli olarak inceleme yapıyor, soruşturma açabiliyor. Ama burada bunu yapmanın yanında ülkedeki Ticaret Kanunu, Rekabet Kanunu, Borçlar Kanunu, Ceza Kanunu gibi de hepimizin tabi olduğu ve uymakla mükellef olduğumuz hükümler var. Çünkü bir ülkede anayasa ve kanunlar ortadan kalkarsa orası Teksas Tommiks'e döner. O nedenle iç huzuru, asayişi sağlamak ekonominin de temel ihtiyacıdır.

Halkın yaşamasının da huzur içinde yaşamasının, ailesiyle, eşiyle, çoluk çocuğuyla ve geçimini sağlamasının temel ihtiyacıdır. Kamu otoritesinin ülkede kamu düzeninin bozulmaması için harekete geçmesinden daha doğal bir şey yoktur. Burada demokrasi, adalet, hak gibi kavramları sadece kendilerine reva görüyorlar. Biz bunları Gezi olaylarında da gördük. Nasıl kamu mallarını ve halka yönelik vandallıklar yapıldı, zararlar verildi. 28 Şubatlarda vatandaşlarımızı, muhafazakar, milliyetçi, dindar insanlarımızı inim inim inlettiler. Ama kazanan sağduyulu vatandaşlarımız oldu. Bu zulmü yapanlar 30 senedir iktidar yüzü görmediler ve görmeyecekler inşallah.

"TÜRKİYE'MİZE, MİLLİ EKONOMİMİZE SAHİP ÇIKTILAR"

Türkiye'de 2 milyon 350 bin esnaf var. Onların bağlı olduğu 3000 esnaf odası var. 1000 tane esnaf kefalet kooperatifleri var. Türkiye'de 2,5 milyon ticari işletme ve şirketler var. Onların bağlı olduğu 366 tane ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret borsaları var. Üst kuruluşlar, Esnaf Konfederasyonu var, TESKOMB var, Türkiye Odalar Borsalar Birliği var. Diğer TİM, DEİK gibi kuruluşlar var. Ekonomi STK'ları var. MÜSİAD, TÜMSİAD, ASKON, KONSİAD, hepsi bu konuda İGİAD'ı, TGTV'si ve yerel SİAD'lar var. Memnuniyetle görüyorum ki bizim çağrımıza icabet ettiler ve hepsi dün akşamdan beri bugün alışveriş yapalım, bugün ticareti daha da büyütelim mesajları verdiler. On binlerce, yüz binlerce çağrılar yapıldı böylece ve WhatsApp'larda, sosyal medyalarda on milyonlarca bu konuda dayanışma mesajları paylaşılıyor. İnanılmaz bir trend var, inanılmaz bir dalga var.

Bütün bu değerli mesajları paylaşan vatandaşlarımıza, kuruluşlarımıza huzurunuzda çok teşekkür ediyorum. Ülkeleri güzel Türkiye'mize, milli ekonomimize ve üyelerinin, 4,5 milyon esnafın, tüccarın, 5,5 milyon çiftçinin ekonomisine sahip çıktılar. Takdire şayan, alkışlanacak bir dayanışma gösteriyor eee halkımız. İş yeri sahipleri, en büyük alışveriş yapanlar onlar. Çünkü firmalarına haftalık veya aylık tüketimlerini alıyorlar. İşte kırtasiyesinden, erzaka, temizlik maddelerinden başka şeye kadar.

Bütün iş yeri sahiplerine buradan sesleniyorum. Haftalık alışverişiniz ya da aylık alışverişinizi yarına bırakmayın. Bugün yapın. Bugün şirketlerinize, firmalarınıza, esnaflar alacakları bir şey varsa diğer esnaflardan bugün bu alışverişlerinizi, satın almalarınızı yapın. Türkiye'yi nifak ve Türkiye'ye milli ekonomiye zarar vermek isteyenlere karşı da harekete geçin. Türkiye'nin sahipsiz olmadığını, bu aziz ve necip milletin zor zamanlarda ülkesine nasıl sahip çıktığını hep birlikte gösterelim.

"BU İŞ ÜLKESİNE SAHİP ÇIKMA MESELESİ"

Bu iş siyaset meselesi, A Partisi B Partisi meselesi değil. Bu iş ülkesine sahip çıkma meselesi. Bakın bütün dünya takip ediyor. Ve bu noktada ben Ticaret Bakanıyım. Gittiğim ülkelerde görüyorum. Ülkeme inanılmaz bir saygı ve itibar gösteriliyor. Ekonomimizin güçlü olmasına, ticaretimizin artmasına, askeri başarılarımıza, savunma sanayindeki başarılarımıza inanılmaz bir saygı, itibar gösteriliyor.

Sanayimizdeki teknolojimizdeki kaliteye büyük bir itibar var. Ve onlar bunu yaparken içeride kendi kısır tartışmalarıyla ve uzak kaldıkları, yanıp tutuştukları iktidar özlemiyle bunu halkın gönlünde, halkın beyninde ve sandıklarda, seçimlerde aramak yerine insanları toplumu kışkırtarak sokaklarda arama, ekonomiye zarar verme çabası içinde olanlar karşısında korkunç bir çelişki ve paradoks var bu anlamda. Bu da aziz ve necip milletimiz tarafından fark ediliyor. Çünkü bizim milletimiz feraset sahibidir, basiretlidir, sağduyuludur. Sessizce durur, bekler ama harekete geçtiği zaman da gereken mesajı verir.

Bugün için milli destek vakti kazanacaktır. Ülke ekonomisi, milli ekonomi kazanacaktır. Türkiye kazanacaktır. Yıkıcılar, bozucular hüsrana uğrayacaktır.

TRT Haber'e ve yayın kuruluşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Ve parti teşkilatlarımıza, Cumhur İttifakı üyelerine, sağduyulu tüm vatandaşlarımıza, hangi partiden olurlarsa olsunlar, hangi partiye sempati duyuyor ve destek veriyor olursalalar olsunlar, onların yanındayız ve bu noktada mutlaka milli destek ve dayanışmanın kazanması için birlikte mücadele etmeliyiz.

Kimse yolsuzluk ve soruşturmaları, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarını, itirafları, ifşaatları ortadan kaldıramayacak. Gündem değiştirme çabaları da hüsrana uğrayacaktır. Çalışan, üreten, doğru olan, halkı için, ülkesi için çalışanlar daima muzaffer olacaktır. Sosyal medya üzerinden yalanlarla, algı oyunlarıyla halkı kandırmaya çalışanlar da halkın sağduyusu ve basireti karşısında hüsrana uğrayacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanan iyiler ve doğrular olacaktır."

28 Şubat'ta da aynı mızraklar var

Bakan Tunç: CHP 'Yassıada' zihniyetindedir