AP Filistin ile İlişkiler Delegasyonu Başkanı Boylan ve Filistin asıllı milletvekili Rima Hassan, beraberlerindeki heyetle Filistin'de resmi temaslarda bulunmak üzere hafta başı Brüksel'den İsrail'e yola çıktı.
Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nda ülkeye girişlerine izin verilmeyen milletvekilleri, saatler süren sorgunun ardından Belçika'ya sınır dışı edildi.
Yaşanan olayı AA muhabirine anlatan Boylan, ziyarete ilişkin tüm gerekli izin ve belgelerin İsrail makamlarına haftalar öncesinden gönderilmiş olmasına rağmen havalimanında hiçbir açıklama yapılmaksızın bu muameleye maruz kaldıklarını söyledi.
Boylan uçaktan indikleri andan sorgu odasına alındıkları anı şöyle anlattı:
"İsrailli yetkililerle düzenli olarak irtibat halindeydik ve heyetin herhangi bir üyesiyle ilgili bir sorun olduğunu söylememişlerdi. Böylece önceki gün öğleden sonra Tel Aviv Havalimanı'na vardık. Uçakta güvenlik görevlileri tarafından karşılandık ve bizi güvenlik tarayıcılarının da bulunduğu bir sorgu odasına götürdüler. Tarayıcılardan geçirmek üzere tüm çantalarımızı aldılar. Ayrıca telefonlarımızı ve iPad'lerimizi de aldılar. Onları 1 saat 40 dakika boyunca geri vermediler. Pasaportlarımız da yaklaşık 7 saat boyunca kayıptı çünkü Belçika'ya geri dönene kadar pasaportlarımızı geri alamadık. Bize hiçbir sebep göstermediler, onlara sorular sorduk. Dedik ki, 'Neler oluyor?' Onlara ülkeye girmemize izin veren evrakları gösterdik. Hiçbir soruya cevap vermediler ve geri dönüş için uçağın kapısına gelene kadar uçağa geri gönderildiğimizi bile fark etmedik. Sonra her birimize kamu güvenliği ve kamu düzeni için tehdit oluşturduğumuzu söyleyen bir sınır dışı etme emri olan bir kağıt parçası verdiler."
Boylan, elektronik cihazlara el konulması nedeniyle kişisel verilerin korunmasına yönelik endişeler nedeniyle AB Komisyonunun Demokrasi, Adalet ve Hukukun Üstünlüğünden sorumlu üyesi Michael McGrath'a ulaştıklarını belirtti.
Boylan İsrailli makamların muamelesinden dolayı "hayal kırıklığına uğradıklarını" kaydederek, "Çünkü biz resmi bir kurumuz. Benim başkanlığını yaptığım delegasyon, AP'deki tüm farklı siyasi gruplardan milletvekilleri tarafından temsil ediliyor. Bizim işimiz yapıcı olmak ve İsrail ile Filistin arasında bir barış süreci başlatılmasına yardımcı olmaya çalışmak." diye konuştu.
Olaydan bu yana Avrupa Birliği (AB) ya da AP yetkilisinin kendileriyle iletişime geçmediğini aktaran Boylan, kendisinin konuyu görüşmek için AP Başkanı Roberta Metsola'dan randevu talebinde bulunduğunu ve İrlanda diplomatik pasaportuyla seyahat ettiği için İrlanda hükümetine ulaştığını söyledi.
İrlanda hükümetinden İsrail makamlarınca engellenen AB heyetine desteğini ifade etmesini talep ettiğini aktaran Boylan, ayrıca iptal edilen resmi ziyaretin en kısa zamanda yapılmasını istediklerini dile getirdi.
Boylan, "AB kurumlarından duymak istediğimiz en önemli şey, AP Filistin ile İlişkiler Delegasyonu destekledikleri ve bu ziyaretin mümkün olan en kısa sürede yeniden planlanmasını sağlamak için her şeyi yapacakları duymak. Bizim için öncelikli olan, bu görevi yerine getirmemiz, önceki gün yapamadığımız işi mümkün olan en kısa sürede yapmamızdır." dedi.
"Bu toplantının yapıldığı saatlerde AB kurumlarının temsilcilerinin Tel Aviv havaalanında uçaktan indirilip tekrar uçağa bindirilmeleri ve birkaç saat boyunca tüm cihazlarının ellerinden alınması ironik bir durumdur." diye konuşan Boylan, AB'nin "müttefik" olarak saydığı İsrail'in AP milletvekillerine yönelik tavrına "güçlü tepki vermesi" gerektiğini vurguladı.
Boylan söz konusu İsrail olduğunda AB'nin "tepki vermekten kaçındığı" eleştirisinde bulunarak "Geçen temmuz ayında AP'ye geri döndüğümden bu yana açıkça savaş suçları ve insan hakları ihlalleri olan günlük olaylara AB düzeyinde tepki verilmemesi karşısında şok oldum ve dehşete kapıldım. Bu yüzden büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorum ve aynı gemide olan pek çok AP üyesi de AB'nin uluslararası hukuku korumak için neden daha güçlü bir pozisyon almadığını anlayamıyorum." ifadelerini kullandı.
AB'nin her fırsatta "uluslararası hukuku desteklediğini" bildirmesine işaret eden Boylan, "Buna rağmen tek bir ülke hiçbir sonuç olmaksızın istediğini yapabiliyor gibi görünmektedir. Benim için bu gerçekten sinir bozucu bir durum." diye konuştu.
Boylan öte yandan yaşanan olayın "sınırları zorlayıcı" özellik taşıdığı yorumunu yaparak, şunları kaydetti:
"Sanırım olanlardan sonra müttefikleri açısından sınırları gerçekten zorladılar. AB'yi bir müttefik olarak görüyorlar. AB'de, doğru ya da yanlış, benim görüşüme göre öyle olmayabilir, İsrail'i bir müttefik olarak görüyor ama yine de bir müttefike böyle davranılıyor. Ülkelerine seyahat eden yetkililere böyle davranıyorlar. Bence şu anda görmemiz gereken şey, AB'den bunun kabul edilemez olduğuna ve sözde dost ülkelerin birbirlerine böyle davranmamaları gerektiğine dair çok güçlü bir tepki. Ama ne yazık ki pek umutlu değilim."
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın başkanlığında 24 Şubat'ta düzenlenen AB-İsrail Ortaklık Konseyi Toplantısı kararlarına da değinen Boylan, Ortaklık Konseyi Anlaşması'nın askıya alınmasına yönelik karar çıkması nedeniyle "hayal kırıklığına" uğradığını söyledi.
Boylan, "Görünen o ki insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukukun korunması konusunda sağlam bir tartışma yapılmamış. Bu Konsey toplanmayalı 13 yıl oldu. İsrail'in son 16 aydaki eylemlerini açıklamasını gerektiren güçlü konuşmalar yapılması gerekirdi ki bunun yapılmadığı açık." sözleriyle toplantıdan çıkan sonuçları eleştirdi.
İsrail'in insan hakları ihlalleri konusunda konuşmaya devam edeceğini dile getiren Boylan, "Hem delegasyon başkanı olarak hem de AP üyesi olarak kişisel sıfatımla, Konsey Toplantısından çıkan açıklama beni gerçekten çok şaşırttı." dedi.
Boylan, "Bence AB kurumlarının demokrasiden, insan haklarından ve diplomasiden yana olduklarına dair bir mesaj vermeleri gerekiyorsa, İsrail'in AB kurumlarının Filistin'e giderek işini yapmalarını kolaylaştırmasını talep eden güçlü bir açıklama duymamız gerekiyor." görüşünü paylaştı.