Avusturya'da “siyasal İslâm” söylemi ve kurumsallaşan Müslüman karşıtlığı
Dr. Mustafa Berat Keskin/ Türk Alman Üniversitesi
-
27.01.2026
Avusturya'da Müslümanlara yönelik yaklaşım üç düzeyde şekillenmektedir: Kamuoyu araştırmalarıyla oluşan algı, bu algıyı pekiştiren siyasi söylem ve giderek genişleyen kurumsal güvenlik mekanizmaları. “Siyasal İslâm” kavramı başörtüsünden sosyal yardımlara, okul politikalarından aile birleşimine kadar uzanan geniş bir alanın gerekçesi haline gelmiştir. Ortaya çıkan tablo, entegrasyon tartışmasının giderek dini kimlik ekseninde yürütüldüğünü ve Müslümanların kolektif biçimde toplumsal sorun alanı olarak konumlandırıldığını açık biçimde ortaya koymaktadır.

Suriye'de devlet aklının zaferi
Engin Özekinci/ Yazar
-
27.01.2026
Suriye'de PKK/SDG'nin alan kaybetmesi, Türkiye'nin yıllardır ısrarla dile getirdiği temel bir stratejik tezin doğrulanmasıdır. Terör örgütleri, ancak kendilerine sunulan devlet dışı boşluklar ve vekalet alanları sayesinde varlık gösterebilirler. Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne yaptığı vurgu, sanılanın aksine normatif bir söylemden ziyade, etnik ve ideolojik bölünmeler üzerinden inşa edilen terör koridorlarını dağıtmaya yönelik rasyonel bir güvenlik önermesidir.

En rahat kuşağın bitmeyen dertleri
Prof. Dr. Bayram Özer/ Ondokuz Mayıs Üniversitesi
-
27.01.2026
Her ülkede gençler kendi yönetimini ve ülkesini eleştirebilir. Ama bizdeki durum çok farklı. Bizde her olumlu bilgiyi sistematik biçimde inkâr etmeye dair yaygın bir tutum var. Türkiye'deki gençlerin önemli bir kısmı için eleştiri, eleştiri konusunu düzeltmekten çok haklı çıkmak için yapılıyor. Bu yüzden haksız çıkmamak için eleştirilen konu ölümüne savunuluyor. Bu yüzden eleştirilen konunun doğru olma ihtimali ile de kavga ediliyor.

CHP'nin çözülemeyen kimlik çıkmazı
Ömer Faruk Alimoğlu / Hukukçu
-
26.01.2026
CHP artık değişirse bile eski hatalarını telafi edebileceği bir sosyolojik zemine sahip değil. Türkiye artık CHP'siz bir geleceğe çok daha yakın; fakat CHP hâlâ kendisini Türkiye'nin vazgeçilmez bir unsuru sanmaya devam ediyor. Bu nedenle bugün sorulacak gerçek soru şudur: Türkiye değişti, devlet değişti, toplum değişti… CHP hangi Türkiye'de yaşamaya devam ediyor?

Batı merkezli aktivizmin ahlaki ve entelektüel çöküşü
Dr. Mehmet Rakipoğlu/ Akademisyen, Yazar
-
26.01.2026
Batı'daki aktivist ve akademik çevrelerin Suriye bağlamında sıklıkla başvurduğu bir araç “azınlık söylemi”dir. Kürtler, Dürziler, Aleviler veya Hristiyanlar, tarihsel ve toplumsal bağlamlarından koparılarak homojen, edilgen ve sürekli mağdur kitleler olarak sunulmaktadır. Bu söylem, azınlık olmayı otomatik olarak ahlaki üstünlük ve politik meşruiyet kaynağına dönüştürürken; bu gruplar adına hareket ettiğini iddia eden silahlı yapıların pratiklerini sorgulanamaz hale getirmektedir.




Heidegger'i biz kalarak anlamak












