DEM Parti heyetinin İmralı'ya yapacağı ziyaret bugün gerçekleşecek. Görüşmeye bu kez Tuncer Bakırhan, Ahmet Türk ve iki avukat dahil oldu. 7 kişilik heyetin Ramazan ayına girmeden yapacakları bu ziyaretin ardından düzenleyecekleri basın toplantısı Türkiye ve dünya gündeminde manşetlere taşınacak görünüyor.
Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024'te DEM Parti grubuyla tokalaşması en çok Ertuğrul Kürkçü'yü rahatsız etmiş ve tokalaşmanın hemen ardından köşesinde "Elbette size elini uzatanla el sıkışırsınız, ama sapandan taşı eksik etmemek kaydıyla..." diye tepki vermişti. Bu çıkış hem DEM Parti içerisinde KCK-PKK vesayetini savunan şahinlerin sesiydi hem de bu sürece taş koymak isteyen dış aktörlerin etkisinin sürdüğünü kanıtlıyordu.
Günler geçtikçe DEM Parti içerisinden yükselen sesler ton değiştirdi. Ankara'nın bir yandan İmralı sürecini başlatırken bir yandan da belediyelere kayyım ataması perhiz-turşu deyimi üzerinden yeterince anlaşılamadı. DEM Parti'de direnç hatları kayyımlarla kırıldı diyebiliriz. Partinin belediyelerine sözde KCK müfettişleri atanarak seçilmiş belediye başkanları baskı altına alınıyordu. Parti içinden yükselen makul sesler ve özgür siyaset yapmak isteyen aktörler, illegal alandan legal alana yapılan baskılara karşı Ankara'dan kayyım bekledi, dersek yanlış olmaz.
İmralı'dan yapılacak videolu çağrıda Öcalan, örgütün içerde ve sınır ötesinde silah bırakmasını isteyecek. Bu çağrının Kandil, Suriye ve Avrupa yapılanmasında ayrı ayrı tesirleri olacaktır.
7 Ekim 2023 sonrası bölgede yaşanacak jeopolitik kırılmaları öngören Öcalan, kurduğu örgütün miadının dolduğunu gayet iyi biliyordu. Bölgede yaşanabilecek çatışmalarda Türk-Arap-Fars halklarının arasında 4 ülkede varlığını sürdüren Kürtlerin özellikle Suriye'de, Irak'ta ve İran'da karşılaşacağı risklerin farkındaydı.
7 Ekim 2023 Hamas harekatının bölgede hangi taşları oynatacağını görebilenler stratejiyle politikayı titizlikle yöneterek Ankara-Şam hattında yeni bir düzen tesis ettiler. 2024 yılının son çeyreğinde bölgede ve küresel siyasette yaşananlar Suriye'de Ahmet el-Şara önderliğindeki yeni konseptin Ankara-Şam ilişkilerini hangi sonuçlara evirebileceğini gösteriyor.
İmralı'dan gelecek çağrının perde arkasında yeni Şam lideri Ahmet el-Şara'nın Suriye'yi birleştirme çabalarına destek verilecektir. Suriye'de merkezi yönetime destek ve katılım çağrısı, yerel yönetimlerde var olma çabası, Suriye Kürtlerini çatışmadan uzak tutacaktır.
Barzani'nin uzun zamandır güvenlik politikaları bağlamında Ankara'nın hassasiyetlerini gözetmesi, statü boyutuyla olmasa bile Suriye sahası için örnek teşkil ediyor. İmralı'dan gelecek çağrının özellikle Pentagon ve İsrail'in Kürtlere yüklediği misyonu tersyüz etme fırsatı sağladığını söylemeliyiz.
Türkiye kamuoyunda Öcalan'ın affı gibi yüzeysel tartışılan sürecin bölgesel etkileri göründüğünden daha derin. Kandil baronları, Avrupa'daki illegal uzantılar isyan örgütünün tasfiyesine karşı gelebilir ancak artık bu saatten sonra önderlerinin çağrısına itiraz eden Kandil'in başına geleceklere DEM Partililer bile alkış tutacaktır.
Bugünlerde art arda yaşanacaklar dikkat çekici. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük bir törenle karşılanacağı Şam seyahatinden önce "terörsüz Türkiye" hedefinde mesafe kat edilmiş olacak. Suriye'de merkezi otoritenin tesisine Suriye Kürtleri de katkı vermek zorunda.