Tehdit... iftira...
Üzülerek söyleyeyim ki bu iki kelime CHP gibi köklü bir parti ile özleşmiş durumda.
Son zamanlarda yaşanan hadiseler işi öyle bir hale getirdi ki artık siyasette tehdit deyince akla CHP geliyor, CHP deyince de akla tehdit geliyor.
Yav tehdit sokak kabadayılarının, içi boş şehir eşkıyalarının işi. Oysa sen koca CHP'sin, siyasi partisin, senin işin tehdit etmek değil siyaset yapmak.
Ağır olsana...
İşin daha da kötüsü sorun sadece bu kelime ile sınırlı değil.
Tehditte olduğu gibi iftira deyince de akla CHP geliyor.
Yazık, gerçekten çok yazık.
Peki Bu Eser Kimin...
Bu utanç tablosunun mimarı hiç şüphesiz parti değil, partililer değil. Bu acıklı durumun failleri CHP milletvekilleri de değil.
Bu ibretlik eserin sahipleri partiye liderlik ettiğini zanneden sözde başkanlar.
Kılıçdaroğlu ve Özel Özgür...
Hal böyle olunca da haklı olarak her iki siyasi kimliğe ve etrafında çöplenen takıma ister istemez "Yav hocam yanlış meslek seçmişiniz. Sizin yeriniz buralar değil." yorumu yapıyorsun.
Açılış Kılıçdaroğlu'ndan...
CHP'de tehdit ve iftira dönemi Kılıçdaroğlu ile başladı.
Özel Özgür döneminde ise büyük bir ivme kazanarak olanca hızıyla devam etti.
Sürecin tetikçisi Kılıçdaroğlu kurumları basmaya kalktı, yöneticilerine tehditler savurdu ve sivil itaatsizliği başlatmak için zamanında öyle laflar etti ki inanılmaz.
Bütün memurları isyana davet eden Kılıçdaroğlu şöyle diyordu;
"Açıkça söylüyorum, vazife namına mafyatik düzene hizmet edemezsiniz. Kanun dışı işleri emir olarak telaki edemezsiniz. Siz Erdoğan ailesinin değil, bu devletin şerefli memurlarısınız.
Kâmil akla gelmeniz için bu, Kılıçdaroğlu abinizin size son çağrısıdır. 18 Ekim Pazartesi itibariyle bu düzenin illegal isteklerine verdiğiniz tüm desteğin sorumluluğu size de ait olmaya başlayacak. "Emir almıştım" diyerek bu kirli işlerden sıyrılamazsınız. Size kanun dışı her ne yaptırılıyorsa pazartesi itibarıyla karşı durun" demişti.
Amacına ulaşabilmek için çok çaba harcayan Kılıçdaroğlu boyundan büyük işlere kalkıştı, her türlü yolu denedi, her türlü riski aldı ama yine de başaramadı.
Kılıçdaroğlu İn Özel Özgür Out...
Son zamanlarda aynı kulvarda bu kez Özel Özgür sahne almaya başladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında skandal ifadelere imza attı ve bu konuda Kılıçdaroğlu'na rahmet okuttu.
Disiplinsizlik nedeniyle ordudan ihraç edilen teğmenleri savunan Özel Özgür, meclis kürsüsünden açık açık Kara ve Deniz Kuvvet Komutanlarını isimlerini de anarak tehdit etti.
Özel teğmenlerin durumunu kürsüden dillendirerek aynen şöyle dedi;
"Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu günü gelince hesabını sormak üzere bir tarafa not ediyorum."
Not tutmaya bayılan Özel Özgür'ün kestiremediği husus şu.
Böylesi kritik bir süreçte en kritik kuvvetlerin komutanlarına yapılan böylesi densizlikler kurumları, verdikleri mücadeleyi yıpratmaz mı?
Ya birileri de bu maksatlı saldırıların notunu tutuyorsa, o vakit halin nice olur.
Erdoğan Özel'e bu konuda gereken cevabı yine kürsüden verdi ve ilgili komutanlarla birlikte bu söylenene karşılık maddi ve manevi her türlü davanın açılacağını söyledi.
Şimdide Savcılar Hedefte...
Özel Özgür geçtiğimiz gün partisinin grup toplantısında yapmış olduğu konuşmada bu kez İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu Başsavcı Vekili Can Tuncay'ı hedef gösterdi.
Özel Özgür'ün tehdit edip hedef gösterdiği savcılar aynı zamanda terör örgütlerinin de hedef listesindeler.
Terör örgütü DHKP-C, bahse konu yargı mensuplarını ölümle tehdit ederek yayımladığı bildiride "Cübbeli cellatlar, sıra size de gelecek" diyerek tehditler savurmuştu.
Aynı yargı mensupları için şöyle diyordu Özel Özgür konuşmasında;
"Öyle bir işe kalkıyor bu Akın Gürlek ve onun yanındaki Can, annesi bir siyasi partide siyasetçi" dedi.
Özel Özgür ne yer ne içer, hangi kafayı yaşar bilinmez. Ancak bilinen o ki Özel Özgür tıpkı hançerlediği Kılıçdaroğlu gibi boyundan büyük işlere karışıyor.
Savcıları hedef göstermek, savcıları tehdit etmek, savcılara kafa tutmak, DHKP-C ile aynı lisanı kullanmakta neyin nesi.
Tehditler savurduğun bahse konu savcılar Akın Gürlek ve Can Tuncay, FETÖ ve PKK konusunda bu ülke için elini değil gövdesini taşın altına koymuş kişiler.
Özel Özgür'ün rahatsızlığı eğer bu kişilerin verdiği mücadele ise açıktan söyleyin bilelim ona göre davranalım.
Yok eğer bu sözler gündemi değiştirmek, CHP üzerine yapışan şaibe konusunu unutturmak için söylendiyse bilelim ona göre konuşalım.
Bahse konu savcılarımızın verdiği mücadeleden haberiniz yoktu da bizden öğrendiyseniz çıkın özür dileyin.
Yanlış Yol...
Her şey bir yana tüm bu olanlara baktığınızda oluşan manzara şu...
CHP gerçekten çok tehlikeli ve cahilce oynuyor.
CHP gerçekten çok tehlikeli sularda yüzüyor.
Kısacası CHP'nin gittiği yol yol değil.